Merdiven’de Aşk Başkadır

14 01 2012

Nedir Merdiven?

Merdiven kimi zaman ulaşılmaz yerlere ulaşmak için araç, kimi zaman ölümden kaçış için bir can simididir. Merdiven ölüme sebep verebilir sağlam basılmadığında, bazen ise ölümden kurtarır koşarak kaçıldığında. Merdiven bazıları için eğlence yöntemidir, bazıları için hayat memat meselesi.

Ancak Merdiven’de Aşk Başkadır.

Reklamlar




Hesabını Bu Adama Vereceksiniz!

14 07 2011

Varsa adımızı kirlettiğiniz bir icraatınız, hesap vereceğiniz adam budur. Hayatını sadece emeğiyle kazanan, taşın suyunu sıkan bu temiz Beşiktaşlı’ya karşı sorumluydunuz. Hatta en büyük sorumluluğunuz bu insanları utandırmamak, sokakta bu arabayı gururla taşımasını sağlamaktı. Klişe romantik taraftar söylemlerine kaçıyorum farkındayım fakat, yüzünüze binlerce kez vurmak gerek bunları. Bu adam ve niceleri hayattan hak ettiğinden fazlasını istememiş ama hak ettiğini de alamamış insanlar olarak, bu pis dünyada sımsıkı sarılacak bir sevda bulup, onunla övünüyordu ya. Siz işte onu utandırdınız. Ve utanmadan bu insanlarla lisanslı ürününüzü almıyor diye dalga geçtiniz, takım sevgisini yargıladınız. Şimdi sevgisizliğinizin ve hakettiğiniz utancın içinde boğulacaksınız. Bu temiz Beşiktaşlı gıyabında tüm takımların temiz taraftarları adına sizleri lanetliyorum. Kahrettiniz bizi…

Yazı burasikapali.com‘dan alıntıdır.





Korkunun Ecele Faydasi Yok, GELİYORUZ!

3 05 2011

Korkunun Ecele Faydası Yok , GELİYORUZ!!!





Çıldırt Bizi Başkan, Çıkart Bizi Baştan!

3 05 2011

“Baba Hakkı”

Beşiktaşlıların babası, Beşiktaş’ın sembolü, gönlümüze işlenmiş siyah beyaz baklava nakışlı süveterin sahibi…

O süveteri neden astı, futbolu neden bıraktı bilenler bilir.

Şeref Stadı’nda iyi oynamadığı bir maç sonu tribünden gelen ıslıklar yüzünden…

Baba Hakkı bile “gönülsüz emekliye ayrılmışsa” bu formadan, belki daha hiçbir isim anılmamalı, Baba Hakkı konunun kapandığı yer olmalı.

Nitekim Beşiktaş’ın 108 yıllık tarihinde ne ayrılıklar yaşandı yakışmamacasına, bir bilseniz…

Ayrılıklar normaldir, kaçınılmaz sondur ama bizimkilerde iç acıtan bir nokta vardı. Biz, bizim çocukları kurda-çakala yedirdik.

Bizim çocukları yedirirken haksız yere baştacı yaptıklarımız da oldu.

“İlhan Mansız koltuk değneğiyle Laila’ya gitti” dediler. Vay deyyus vay dedik.

Pascal Fener maçında hareket çekti, duruş dedik.

Ahmet Dursun Seba gitsin dedik, Etimesgut Şeker’e ütüldük.

Gelgelelim Rico Paşa’ya yumruğu çakan Aurelio’nun üzerinde siyah beyaz formayı gördük.

Liste uzar gider de, son iki isim var ki off…

İbrahim Üzülmez; yakışmayacak bir hareket yaptı belki eyvallah.

Nihat’ın da hataları vardı, ona da peki.

Ama bu iki isim, çocukluğumuzdan kalan spor haberlerinin son temsilcileriydi.

Bir gün “boş mukaveleye imza attıklarını” duyabileceğimiz bir elin parmağını geçmeyecek sayıda adamdılar.

Beşiktaşlıydılar.

El alem kimlere sahip çıkarken biz büyütemedik onların sırt yaslayacağı dağı.

Muhasebeci kesildik, insan sarraflığına adaylığımızı koyduk.

Sahi, Rıza nasıl bırakmıştı, ya da Metin?

Ancak bu ayrılıklarda farklı birşey var.

Bir gün bir masal kahramanı “Gün olur herşeyi unuturlar” demişti de haklı çıkmıştı ya hani;

Şimdi Nihat’a üzülenler de 8 numara yeni bir dünya yıldızına verildiğinde havaalanı karşılamasında olacaklar.

O zaman devam.

Çıldırt bizi başkan, çıkar bizi baştan.

Dün niceleri, yakın geçmişte Üzülmez, bugün Nihat, yarın Necip, Doğukan, Atınç, Muhammed…

Bir hatalık ömrünüz var Beşiktaş’ta, Beşiktaş’ın kelebeksel çocukları.

Aman duruşu bozmayın, yoksa fesih kapıda. Dert değil, nasıl olsa FM takımı olduk. Bulunur hal çaresi trilyonu basınca.

Ee, şimdi hazır 8 numara da boş, ne güzel gider değil mi Kaka?

Aslında Guti imzayı attığı gün açılan o pankartla bittik biz aga.

Hadi hayırlı işler.

Beşiktaş’ı geri verdiğiniz gün geri dönmek, dönüp de bulamamak dileği ile.

Asi Ruh

A.DORUK KOÇ

ForzaBesiktas Makalelerinden alıntıdır.





Beşiktaş Msn Nickleri

28 09 2010

https://i2.wp.com/i53.tinypic.com/2a83ixj.gif– Biz haykırırken trißünde sevdamıza BEŞİKTAŞ diye, Siz manita kollarında bağırdınız Boş Sevdalara aşk diye….
– Bir sevdaysa hayatı anlamlı kılan, BEŞİKTAŞ ulan…
– Mecnun bilseydi BEŞİKTAŞ’ı severmiydi leylayı?
– Çevrimiçi ne kadar fenerli varsa…
– ”Fenerli Oğlum Olacağına o.. Kızım Olsun”
– Beşiktaş bir gerillanın hayata itirazıdır.susarsa çatışma, konuşursa savaş,yazarsa destan,severse devrim olur”
– Kara topraga Beyaz Kefenle gömülürken yanibasimiza konacak SIYAH-BEYAZ atkinin hayaliyle yasiyoruz!!! VAR MI ÖTESI???
– Feneri tutacağıma çişimi tutarım
– Evlenip balayına gideceğime, bekar kalıp alayına giderim.
– TRT 1983 Turkıye kupası fınalını Genc febelıler ıcın tekrar verecekmıs
– Neylerim Siyah Dediğimde Beyaz Demeyen Manitayı
– Sevme Beni Kızım Meşale Kokarım,Şarkı Türkü Bilmem Beste Yazarım,Tutma Ellerimden Emanet Sanarım Beşiktaşım için Dünyaları Yakarım..!
– Çatışmak sanat olsaydı çArşı oscar alırdı
Yazının devamını oku »





Mehmet Hoca (Optik Başkan)

27 09 2010

https://i2.wp.com/sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs005.snc3/11242_212175253407_212169833407_4244603_5373718_n.jpg

Nihayet tayin olmuştu.Beklediği gün gelmişti işte,girecekti sınıfına öğrencileriyle tanışacaktı.Belki yabancılayabilirlerdi bücürler…Rahatsızlığı nedeniyle mesleği bırakan Aysel hoca hanımın yerine girecekti derslere…Heyecanla ilk İstiklal Marşı’nı okurken bir yandan da afacanları süzüyordu…En arka sırada bir ufaklığın hazır olda durmayıp ellerini pençe gibi havaya kaldırdığını gördü…Gözleri hariç yüzü siyah-beyaz bir kaşkolla kaplanmıştı…Birden içi ısındı bu çakır gözlü çocuğa…Bir zamanlar kendi de böyle gezerdi semtte,ama işte öğretmen olmuş kader onu buralara sürüklemişti…
Tören bitti girdi ilk dersini vereceği 5-B sınıfına heyecanla…
-Günaydın
-Sağol
-Oturun
………………………………………………………………………….
Bir sessizlik çöktü sınıfa.Öğrencilerine göz gezdiriyordu…Derken mütjiş birşey oldu…Az önceki çakır gözlü çocukla yine kesişti gözleri,içi sevinçle doldu…Hemen kontağa geçmek istedi onunla…İlk ders tanışmaya ayrılacaktı.Önlerden bir çocuğa verdi ilk sözü…
-Adın?
-Serdar öğretmenim…
-Baban ne iş yapıyor?
-Bir inşaat şirketinde genel müdür…
-Neler yaparsın boş zamanlarında?
-Kitap okuyorum,İngilizce öğreniyorum…
-Hangi takımı tutuyorsun sen?
-fenerbahçe…
-Büyüyünce ne olacaksın Serdar?
-Astronot…
Başka bir çocuğa kayıyor gözü…Saçları özenle taralı,giysileri yepyeni
-Sen,adın?
-Hakan
-Senin baban ne iş yapıyor?
-Bankacı…
-Sen nasıl geçiriyorsun vaktini?
-Babamla ata binerim golf oynarım…
-Sen hangi takımlısın bakalım?
-galatasaray…
-Ne olacaksın büyüyünce?
-Mühendis…
”Bu kadar yeter” dercesine o çakır gözlü çocuğa veriyor sözü
-Söyle bakalım çakır,benim adım Mehmet ya seninki?
Çocuk şaşkın çünkü en sevdiği futbolcunun ismi bu…Ayrıca İstanbul’daki amca hala çocukları hep bahseder maçlardan tribünlerden ve o tribündeki bir kahraman Mehmet’ten,nam-ı değer ”Optik Başkan”dan…Kanı ısınıyor birden bu öğretmene…
-Adım Metin Tekin Kara…
-Baban ne iş yapıyor Metin?
-Kapıcı…
Yazının devamını oku »